Mini Dosya: Sürdürülebilir Tekstil (EKOIQ)

Ekoiq

01/09/2021 | 2 dk okuma süresi

Ekoiq Eylül-Ekim 2021 (96) sayısındaki “Mini Dosya: Sürdürülebilir Tekstil” yazısı için Dilan Karacan’a verdiğimiz röportaja buradan ulaşabilirsiniz. (sayfa: 110-111)

Giyim ve tekstil üretiminin çevreye etkisi geleneksel sistemde ne boyutlarda?

Tekstil sektörü, hızlı-moda sisteminin gerektirdiği aşırı üretim-tüketim döngüsüne yetişebilmek için ne yazık ki kaynak ve iş gücü sömürüsünden besleniyor. Küresel karbon salınımının %10’undan, küresel atık suyun ise %20’sinden tek başına tekstil sektörü sorumlu. Hızlı üretilmiş, düşük kaliteli kıyafetler, birkaç yıkama sonunda giyilemeyecek hale geldikleri için kullanım süreleri oldukça kısa oluyor ve bu da her sene tonlarca tekstil atığı anlamına geliyor. Kullandıktan sonra bir kenara attığımız, aslında sadece kıyafetlerimiz değil, aynı zamanda onların üretiminde kullanılan kaynak ve insan emeği. Bir tişörtün üretiminde 2700 litre su kullanıldığını göz önüne alırsak, en değerli kaynaklarımızı birkaç kez giyip çöpe attığımızı söyleyebiliriz.

Bu hususta sürdürülebilirlik adına ne gibi yeşil-adımlar atılıyor?

Sektörde sürdürülebilir çalışmaları genelde kullanılan materyal odağında ilerliyor. Örneğin pamuk yerine çok daha iyi tarım uygulamalarına sahip olan organik pamuk; veya polyester yerine sıfırdan kaynak çıkarmaya ihtiyaç duyulmayan geri dönüştürülmüş polyester kullanmak bunlardan birkaçı. Ayrıca, daha az su ve enerji harcayan üretim teknolojileri de bu konuda atılan önemli adımlar arasında. Ancak bu çalışmaları sadece kullanılan materyal veya üretim aşamalarıyla sınırlandırmak oldukça yanlış. Tekstilde sürdürülebilirlik çalışmaları tasarımdan başlayıp, üretim aşamalarından paketlemeye, dağıtımdan kullanım ve kullanım sonrasına kadar her adımı içermeli ve en çok etki yaratılan adımda yoğunlaşmalıdır. Üretim aşamasında atık kimyasallarıyla nehirleri kirleten bir markanın paketlemesinde “doğal” materyaller kullanması sürdürülebilirlik değil sadece reklamdır.

Moda endüstrisinde döngüsel bir sistem kurulabilir mi?

Evet kurulabilir; bunun için henüz tasarım aşamasında, ürünün kullanım ve kullanım sonrası planlanmalı, materyal, malzeme ve üretim prosesleri bu doğrultuda seçilmelidir. Döngüselliğin asıl amacı, sınırlı ve değerli kaynaklarımızı mümkün olan en uzun süre kullanımda tutmaktır. Bu da ancak zamansız, sağlam, konforlu yani kolay kolay elden çıkarmak istemeyeceğimiz ürünlerle mümkün olabilir. Ürünün kullanım ömrü bittikten sonra ise kaynakların döngüye tekrar dahil olabilmesi ancak kolay geri dönüştürülebilir malzeme ve tasarımla sağlanabilir.

Kuraklık ve tekstil sanayii ilişkisini yorumlayabilir misiniz?  

Tekstil, gizli su tüketiminin çok yüksek olduğu bir sektör. Dünya’da en yaygın kullanılan elyaflardan biri olan pamuk, yetiştirilmesi sırasında büyük miktarda suya ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyaç boyama ve baskı aşamalarında da devam ediyor. Endüstrinin neden olduğu karbon salınımı ve iklim krizi de kuraklığa etki ediyor. Giysilerimizin kullanım süresinin kısalığı göz önünde bulundurulduğunda, suyumuzu çok hızlı bir şekilde çöpe dönüştürdüğümüzü söyleyebiliriz. Bunu önlemek için; daha az su kullanan materyaller ve üretim teknolojileri, iyi çalışan arıtma tesisleri sektörün su ayak izini azaltmasına yardımcı olabilir.

İlginizi Çekebilir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.