Felaketleri Önleme Rehberi

Yeni Safak

15/08/2021 | 3 dk okuma süresi

Yeni Şafak Pazar Eki’nde yer alan ve Dilber DURAL tarafından kaleme alınan “Felaketleri Önleme Rehberi” yazısında, sürdürülebilir tekstil hakkındaki görüşlerimle ben de yer aldım. Yazıda yer alan görüşlerime buradan, yazının tamamına ise Yeni Şafak web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Felaketleri önleme rehberi

Önce yangınlar ardından sel felaketi ve diğer yandan dünya nüfusunu tehdit eden açlık krizi. Bugün yavaş yavaş kendini gösteren bu sorunlar bütün dünyanın birinci gündem maddesi. Peki bu krizlere karşı birey olarak neler yapabiliriz? Giydiğimiz kıyafetten, bindiğimiz araca, kurduğumuz sofralara kadar her alanda önlem almazsak bizi daha büyük felaketler bekliyor. Tekstil danışması İrem Yanpar Coşdan, Indigo-Friends Kurucusu Ebru Debbağ, diyetisyen Nihan Tunçer, Prof.Dr. Gülden Pekcan ve iş insanı Arzu Tekir’le giyim, yiyecek ve ulaşım konusunda felaketlerin önüne geçmek için birey olarak neler yapılması gerektiğini konuştuk.

Kendi ihtiyaçlarımızı, gelecek kuşağın ihtiyaçlarından ödün vermeden karşılayabilmemiz için; ekonomik, ekolojik, sosyal ve sağlık koşullarını devam ettirilebilen bir dünya bırakmak için sürdürülebilirlik hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkmaya devam ediyor. Peki bu konuda neler yapabiliriz? Sürdürülebilir tekstil, beslenme ve ulaşım alanlarında da uzman isimler herkesin bu konuda neler yapabileceğini anlattı.

Hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkmaya başlayan sürdürülebilirlik, moda alanında da önemli bir yere sahip artık. Sürdürülebilir moda hakkında konuşan sürdürülebilir tekstil danışmanı İrem Yanpar Coşdan, “Biz müşteriler olarak süslü vitrinleri, moda şovlarını veya sosyal medyada influencer’ların dünyasını izlerken, üretimde yaşanan çevre ve insan sömürüsü bizden bilinçli olarak gizleniyordu” yorumunu yapıyor. Coşdan, “Bir ürünün üretiminde ne kadar su kullanıldı, çevresel bir tahribata yol açıldı mı veya üretimdeki işçilere adil bir ücret ödendi mi, bu bilgilere sahip değiliz” diyor. Tekstil sektörünün küresel karbon salınımının yüzde 10’undan, küresel atık suyun yüzde 20’sinden sorumlu olduğunun altını çizen Coşdan, modanın hızlı üretim-tüketim döngüsüne dayalı sistemi nedeniyle ciddi bir atık probleminin de mevcut olduğuna dikkat çekiyor.

Dolaptan Giysi Atıp Yenisini Alma

Bir bireyin sürdürülebilir moda düzenine geçmek isterse neler yapması gerektiğine dair açıklamada bulunan Coşdan; amacımızın, kısıtlı kaynaklarımızı mümkün olan en uzun süre kullanımda tutmak olduğuna dikkat çekiyor. Coşdan, en ‘sürdürülebilir’ veya ‘çevre dostu’ ürünlerin, dolaplarımızda halihazırda var olan giysilerimiz olduğunu ve bir kıyafeti ne kadar uzun süre kullanırsak çevresel etkisinin o kadar az olacağının altını çiziyor. Coşdan, yeni bir ürün satın alırken; uzun süre kullanıma uygun, konforlu, dikişleri sağlam ve modası kolay kolay geçmeyecek giysiler almakta fayda olduğunu da vurguluyor.

Sosyal Medya Tüketimi Etkiliyor

“Sosyal medyanın da tüketim kültürüne etkisi çok büyük” diyen Coşdan, “Paylaştığımız fotoğraflarda aynı giysilerle görünmek istemiyoruz. Bunun yanında karşımıza çıkan her post bize bir şeyler pazarlamaya çalışıyor. Ne yazık ki ekranda gördüğümüz ürünü satın aldığımızda büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz çünkü ekranda görünenden çok daha kalitesiz bir ürünle karşılaşıyoruz. Paylaşım yapan kişilere inanılmaz paralar kazandıran bu sistem, aşırı tüketim ve mutsuz müşterilerle sonuçlanıyor” şeklinde sosyal medyanın da etkisine dikkat çekiyor.

İlginizi Çekebilir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.