6 Adımda Giyilmeyen Kıyafetler ile Ne Yapmalı?

0

Fast-fashion markaları “daha yeni” olma arzusuyla, sezonlarını iyice kısalttı. Her ay mağazadaki ürünlerini baştan aşağıya yenileyen ve 2 ay önce satın aldığımız bir giysinin “out” olmasına neden olan bu hız, fiyatları da aşağıya çekiyor. Daha kış gelmeden kış ürünlerini yarı fiyatına alma şansına (!) sahibiz artık.  Bu indirim, bizi tüketim çılgınlığına doğru sürüklerken gardırobumuz birkaç kere giyilip, kenara atılmış giysilerle dolup taşıyor. Yine de giyecek hiçbir şey bulamamamız hikayenin bambaşka bir yüzü.
Sezon geçişlerinde yazlık-kışlık yaparken dolabımızın poşet poşet doğurduğu “Giyilmeyenler” işte bu çılgın alışverişlerimizin sonucu. Bu “Giyilmeyenler”imiz genellikle, evde bir süre bekledikten sonra en yakın çöp kutusunun yanına, “İhtiyacı olan gelip alır” düşüncesiyle bırakılıyor ya da eve gelen yardımcımız / apartman görevlisi vasıtasıyla ihtiyacı olan başka insanlara ulaştırılıyor. Peki giysileri bu kadar çılgınca tüketirken daha iyisini yapmamız, biraz daha fazla çaba harcamamız gerekmiyor mu?

Bir sonraki gardırop detoksunun ardından, 6 kolay adımla Dünya’yı daha az tüketmeyi başarabiliriz. İşte öneriler:

1.Tamir etmek:
Giymediğiniz eşyalara alıcı gözüyle tekrardan bir bakın. Gerçekten vücudunuza uymadığı, rengi size yakışmadığı ya da giyilemeyecek kadar yıprandığı için mi ayırdınız? Yoksa sadece yan dikişi söküldüğü veya düğmesi koptuğu için mi? Giysilerinizi kenara ayırmadan önce tamir edilip edilemeyeceğini kontrol edin. Belki terzinizin ya da sizin yapabileceğiniz ufak bir tamirat, onu tekrardan dolabınıza kazandırabilecektir. Yenisini almaya üşenmediğiniz gibi tamirat yaptırmaya da üşenmeyin. Evet, terziye vereceğiniz fiyatın biraz daha üzerine koyup yenisini alabilirsiniz. Ancak unutmayın, yeni bir kıyafetin bedelini yalnızca siz değil, Dünya ve diğer insanlar da ödeyecektir.

2.Yakınlarınıza sorun:
Kardeşiniz, kuzeniniz, yakın arkadaşınız… Çoğu insan bir başkasının eskisini giymek istemez ama en yakınlarınız bunda bir sakınca görmeyecektir. Mesela ben, her fırsatta ablamın gardırobunu ziyaret ederim ve beğendiklerimi (o hala giyiyor olsa bile) kendiminkine taşırım 🙂 Size yakışmayan bir giysi, yakınlarınızda çok da güzel durabilir. Giymediklerinizi elden çıkarmadan önce onlara da göstermeyi ihmal etmeyin.

3.Satın.
Tecrübeyle sabittir: İnternet aracılığıyla giymediklerinizi kolaylıkla satabilirsiniz. Geçen eylül ayında giymediklerimi ayırdıktan sonra “Acaba bunları alan çıkar mı?” sorusuyla bir e-ticaret sitesine üyelik oluşturdum. Giysilerimin fotoğraflarını ayrıntılı bir şekilde çektim. Sitenin sistemine her bir giysi için renk, kumaş, beden gibi önemli bilgileri girdim. Başta pek umudum yoktu ama 2 gün sonra işlerim açılmaya başladı. Hatta 2-3 parça birden sattığım oldu. Satan ürünleri, yıkayıp ütüledim; hediye paketi bile yaptım. Benim artık giymediğim ancak hala iyi durumda olan giysilerimi, başkaları da beğenmiş, satın almıştı. Hem ben onları değerlendirmiştim, hem de alan kişi piyasa fiyatının çok daha altına istediği giysiye sahip olmuştu. Bu sırada hiçbir fast-fashion markası para kazanmamış, çevre kirlenmemiş, çocuk işçi sömürülmemişti. Tam bir kazan-kazan durumu! Toplamda 14 parça giysi sattım, siteye ödenen yüzde ve kargo masrafı (kargoyu ben karşılıyordum) çıkarıldığında elime net 160 TL geçti. 160 TL için uğraşmaya değer mi diye düşünmeyin, çünkü bu eyleminizin getireceği yarar paradan çok daha fazlası.

4.Bağışlayın:
Hala yeterince bilinmese ve yaygınlaşmasa da bağışlarınızı kabul edebilecek birçok kurum mevcut. Bunlardan bazıları yıkama-ütüleme-onarma işlemlerine kadar üstlenebiliyor. Yakınınızda olan kurumları google’yarak bulup, bilgi alabilirsiniz. İstanbul için bulabildiğim bazı alternatifleri “Giyilmeyen Kıyafetleri Nereye Verebilirim?” başlıklı yazıda paylaştım. Aklınıza en çok yatanı tercih edebilir, gerçek ihtiyaç sahiplerine yardım edebilirsiniz. Burada en çok dikkat edilecek konu, bağış yapılan giysilerin giyilebilecek durumda olması. Ayrıca, bu giysilerin mağdurlar ve ihtiyaç sahipleri tarafından kullanılacağını unutmayın; yani vücuda yapışan ya da abiye kıyafetlerden çok; günlük giyilebilecek, uzun kollu ve uzun paçalı giysiler amaca daha uygun olacaktır.

5.Sosyal Kumbara / Giysi Toplama Kutuları:
Belediyeler tarafından çeşitli yerlere kurulan kutular aracılığıyla kullanmadığınız kıyafetleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilirsiniz. Oyuncak ve kitap bağışı için de örnekleri bulunan bu kutulara, bilinçsiz insanlar tarafından çöp atılması maalesef sıklıkla karşılaşılan bir durum. Bu nedenle bağışlarınızı su geçirmeyen poşetlerle sıkıca paketledikten sonra bu kutulara bırakmanızı öneririm.

6.DIY – Kendin Yap:
Eğer kıyafetleriniz giyilemeyecek durumdaysa, onları başka eşyalar yapmak için kullanabilirsiniz. Özellikler jean’lerimizin yapıldığı denim kumaşlar, sağlamlıkları nedeniyle bu gibi işler için idealdir. İnternette atık kumaş kullanarak yeni eşyaların yapıldığı birçok video bulabilirsiniz.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.