Ahimsa Felsefesinden Modaya Uzanan Bir Kitap: Sürdürülebilir Moda

0

Sürdürülebilir Tekstil kavramına ilgi duymaya başladığımda, konunun hem ruhunu, çıkış noktasını anlamak, hem de teknik ayrıntılarına ulaşmak amacıyla internetten araştırma yapmaya ve yazı, makale, rapor ne bulabilirsem hemen okumaya koyuldum. Bulabildiğim ve yararlandığım kaynakların tamamı yabancıydı. Google’a Türkçe olarak Sürdürülebilir Moda yazdığımdaysa benim gibi herhangi bir vatandaşın erişiminin olduğu dokümanlardan pek de derinlemesine bilgiler çıkmamıştı. Ta ki Şölen Kipöz’ün “Sürdürülebilir Moda” isimli kitabı yayınlanana kadar.
Kitabın isminin tam da aradığım anahtar kelime olması beni çok heyecanlandırdı. Türkiye’de gerçekten birileri bu konu hakkında kafa yoruyor ve bir de üstüne araştırma ve deneyimlerini bir kitap haline getirip paylaşıma açıyordu, bu durumda bana düşense hemen sipariş verip kitabı okumak oldu 🙂

“Kadın, içine kapanarak, ifade etmeyi, yapmayı terk etti, el melekelerini yitirdi. Kısaca, üretmekten vazgeçti. Sistem onun için üretti, o satın almaya başladı.”

Kitapta, aralarında Londra merkezli Türk tasarımcı Bora Aksu’nun da olduğu, sürdürülebilir moda hakkında kafa yoran birçok ismin fikirleri ve sürdürülebilirliğe olan yaklaşımları yer alıyor. Ayrıca; içinde Şölen Kipöz’ün “Ahimsa: Giysilerin Öteki Yaşamı” isimli sergisinden “eserler” bulmak da mümkün. (Ahimsa ne demek diyenler buraya) Eserler diyorum çünkü; yazarın annesi, anneannesi ve teyzesinden kendisine kalan eski giysilerin yapılarını bozmayıp (kesip biçme işlemi olmaksızın), sadece bazı eklemeler yaparak dönüştürdüğü bu kıyafetler; yaşanmışlıkları, tarihsel yapıları ve içlerinde barındırdığı dişil emekle, bugünkü giysilerin sahip olmadığı sanatsal değeri fazlasıyla hak ediyor. Yazar sergisini şu sözlerle anlatıyor: “…ben bu giysileri dönüştürürken de ömürlerini uzatmaya çalışırken de Ahimsa ilkesini benimsemek istedim. Onlara nazik dokunuşlarla incitmeden nasıl yeni yaşamlar verebilirim ve onları tekrar sürdürülebilir bir şekilde bu döngüye nasıl katabilirim diye düşündüm. Yaptığım şeyde kendime sorduğum samimi soru da şu oldu: “Yaptığım şeyleri ben kendim giymek ister miyim?” ve hemen hemen giyemeyeceğim hiçbir şey tasarlamadım.”
Öğrencilik yıllarımdan gelen alışkanlıkla kitapların altına hep çize çize okurum, böylece daha sonra kitapları şöyle bir karıştırdığımda, beni etkileyen cümleleri hatırlamak çok daha kolay olur. Şölen Kipöz ‘ün Sürdürülebilir Moda kitabında altını çizdiğim cümlelerden bazılarını paylaşmak istedim. Aslında altı çizili olanlar bunlardan çok daha fazla, onları da merak ediyorsanız, kitabı hemen alıp okumanızı öneririm 🙂

  • Yaşam stilimizin cömert bedeli uzaktan tanık olduğumuz ölümler. Ancak, her koşulda keyifle tüketmeye devam ediyoruz. – Otto von Busch
  • … moda tasarımcısının etkisi de tüketicilerin yarattığı modayı taklit etme çabasından kaynaklanır. Aslında, gücü elde etme çabalarından çok, taklit mekanizmasının nasıl işlediğine, toplumsal ölçekte nasıl hareket ettiğine odaklanmamız daha doğru olur. Ona boyun eğme’ye yönelik değil, karşısında durarak güçlenmeye yönelik bir çoğaltım için taklit edileni değiştirmeliyiz. – Otto von Busch
  • Özetle, bugün sürdürülebilirlik hareketinin başlıca pratiklerini oluşturan eskilerin muhafazası, onarma ve yeniden tasarlama, emek-yoğun üretim, zanaat ve doğal malzeme kullanımı sanayi öncesi toplumların olağan üretim biçimiydi. – Duygu Atalay
  • Kadın, içine kapanarak, ifade etmeyi, yapmayı terk etti, el melekelerini yitirdi. Kısaca, üretmekten vazgeçti. Sistem onun için üretti, o satın almaya başladı. – Mine Ovacık
  • Gösterişçi olmayan tüketim kuramları ile konuşulan Shove ve Warde (2002) yürüyen merdivene benzettikleri tüketimi tersine çevirerek baktıklarında, bu merdivenlerdeki kişisel ve sosyal baskıları şöyle tanımlarlar:
  • Kendimizi başkaları ile kıyaslama; sahip olduklarını biriktirme ve sergileme baskısı
  • Her satın alınan ürün kendisi ile uyum sağlayacak başka bir ürünü gerektirdiğinden, şeylerin dönüşlü olarak yer değiştirmeleri
  • Her şeyi deneyimleme ve buna bağlı olarak da pek çok şey satın almaya iten kültürel zorunluluklar
  • Kişilik oluşumunun vazgeçilmez bir süreci olarak görülen biteviye tüketim. (Shove ve Warde, 2002) – Kev Hilton

Kitabın sonundaki, “Ayşegül Kurtel- Şölen Kipöz Söyleşileri” bölümüyle yazarın bakış açısı hakkında soru-cevap formatında daha ayrıntılı olarak bilgi sahibi olabilirsiniz.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.