Samimi: Tekstilde İleri Dönüşüm

0

Sınırlı kaynakların hızla tüketildiği; havanın, suyun ve toprağın kontrolsüzce kirletildiği ve ucuz iş gücünün sömürüldüğü günümüz tekstil piyasasında, gidişatı değiştirmek için en büyük iş tasarımcılara düşüyor. Ürünlerin, daha tasarım aşamasında çevresel ve sosyal etkilerinin hesaba katılması, moda endüstrisinin yarattığı yıkımı en aza indirebilir. “Sürdürülebilirlik için Tasarım” yapmanın pek çok farklı yolu var: en önemlilerinden birisi de “Upcycling”; yani, ileri dönüşüm. İleri dönüşüm; atık, yan veya kullanılmayan mamülleri, yeni ve daha iyi kalitede ürünlere dönüştürmek anlamına geliyor. Hali hazırda var olan mamüllerin kullanılmasıyla; yeni ham madde elde edilmesi sırasında ihtiyaç duyulan enerji ve sudan tasarruf edilmiş olunuyor, çevre kirliliğinin önüne geçiliyor. Kulağa başta ütopik gelse de birçok başarılı örneği mevcut. Hatta biri de ülkemizden bir marka: Samimi.

Emniyet kemerlerini ileri dönüştürerek halı tasarımı ve üretimi yapan Samimi, Alman Veronika Helvacıoğlu ve Anna Heidenhain tarafından İstanbul’da kurulmuş. Türkiye’de tanışıp beraber çalışmaya başlayan ikili, klasik tasarım sürecinin aksine, yaratmak istedikleri üründen değil, kullanacakları girdiden yola çıkmışlar. Büyük üretici firmaların kullanmadıkları emniyet kemerlerini değerlendirmek amacıyla yaptıkları denemeler, materyalin doğasına en uygun ürün olan halı ile sonuçlanmış. Dışardan bakınca bir hayli yalın görünen tasarımların üretim süreçleri aslında çok meşakkatli.
Emniyet kemerlerini büyük çuvallar halinde kiloyla satın alan Samimi, halılarını aynı mantıktan hareketle kiloyla satıyor. Ancak; aldıkları çuvalların içini açarak seçim yapmaları mümkün değil; yani, ilk aşamada hangi renk ve ebatta ürün aldıklarından bihaber oluyorlar. İşte tam da bu sebepten, halıların boyut ve tasarımları ellerindeki emniyet kemerlerine göre değişiklik gösteriyor. Bir halının tasarımı için yap-boz yöntemi ile çalışarak saatlerini harcayabiliyorlar. Böylece ürünler el-yapımı ve sadece satın alan kişiye özel oluyor. Siparişe göre üretimse yine aynı nedenden ötürü maalesef mümkün değil. Emniyet kemerlerinin kaygan yapısı ise çalışmayı bir hayli zorlaştırıyor, en zor kısımlarından birisi de bu kadar büyük ürünleri düzgün bir şekilde sabitlemek.

Samimi halılarının su emiciliği, düşündüğümün aksine oldukça yüksek. Öyle ki ürünü alanların bir kısmı banyosunda kullanıyor. Ayrıca; emniyet kemeri standartlarından biri olan yanmazlık özelliğine de sahip. Temizliği içinse iyi bir haberim var: saç, kırıntı gibi ev temizliğinde insanı sinir eden döküntüler, halıların üzerinde tutunamayarak altına kayıyor. Böylece temizliğinizi sadece altını süpürerek halledebiliyorsunuz. Halının kendisini ise 60 derecede çamaşır makinasında yıkayabilirsiniz, tabi boyutu ve ağırlığını göz önünde bulundurarak. Markanın kurucularından Veronika, yemek masası altında kullanımın bazen pratik olmayacağını ekliyor, çünkü dokulu yapısı sandalyeleri ileri-geri hareket ettirmede güçlük yaratabiliyor.

Samimi, halıların yanında, kullanılmayan derileri ileri dönüştürerek tasarladığı çantaları da ürünlerine ekledi. Hurç, profiterol, dolma, dolmuş gibi esprili isimleri olan bu çantalar, sınırlı sayıda üretiliyor ve satın aldığınızda bir tek sizde olması kuvvetle muhtemel. Minik not: Dolma modelinde kullanılan scuba kumaşı ve dolmuş modelinde kullanılan parlak suni deri, ileri dönüşüm ürünleri değil.

Ürünler, şu anda Almanya’da büyük ilgi görüyor. Türkiye’de ise ürünlere Punta Design (Kadıköy), dANKE (Kadıköy), Cassette ve çok yakında Momo Cafe (Cihangir)’den ulaşabilirsiniz.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.