Sat-su-ma ile #yavasgiyin: Renkli Sürdürülebilirlik

0

Sürdürülebilir tekstil hakkında araştırma yapmaya başladığımda; üretim süreçlerinde yaşanabilecek en büyük zorluğun boya ve terbiye işlemlerinde yani; kısaca renklendirmede olduğunu fark ettim. Tasarım aşamasında, uzun ömürlülük ve kullanışlılığın gözetilmesi, organik pamuk ve geri dönüştürülmüş poliester gibi çevreye göreceli olarak daha az zarar veren hammaddeler kullanılması, iplik, kumaş ve giysi üretimi gibi fiziksel işlemlerde daha az su ve enerji harcanması ve lokal üreticilerle çalışılarak karbon ayak izinin minimuma indirilmesi; sürdürülebilir üretim açısından yapılabilirliği çok da karmaşık olmayan uygulamalar. Ancak iş renklendirmeye geldiğinde yoğun kimyasal kullanılan moda sektörü, çevreye duyarlılık konusunda maalesef sınıfta kalıyor. Ben dahil hiç kimse tüm giydiklerinin ham kumaş renginde yani ekru-krem tonlarında olmasını istemeyeceğine göre, bu soruna kalıcı bir çözüm bulunmadan tam olarak sürdürülebilirlikten söz etmek mümkün değil.

İlk bakışta içinden çıkılmaz görünen bu problemin çözümü aslında doğanın kendisinde, atalarımızın bilgeliğinde saklı.

Yüzyıllardır tekstil boyamada kullanılan bitkiler, bizlere sandığımızdan çok daha geniş bir renk olanağı sağlıyor. Bu uygulamayı Türkiye’de gerçekleştiren ve çevreden ödün vermeden, doğadan beslenen birbirinden güzel renklerle beni tanıştıran bir marka var: Sat-su-ma. Aynı zamanda dikiş ve doğal boyama konularında work-shop’lar düzenlediği Damlacık No:9 isimli atölyesinde tanışma fırsatı bulduğum Sat-su-ma, Türkiye’de sürdürülebilir tekstilin öncülerinden olacak bir marka.

Kimdir?

İpek, pamuk gibi doğal kumaşların, hiçbir toksik madde kullanılmadan, bitkisel olarak renklendirip elle dikildiği çevre dostu Sat-su-ma’nın kurucusu Özge Horasan aslında bir biyolog. Dikişle hep haşır neşir olan Özge’nin eğitimiyle hobisini birleştirerek kurduğu markanın merkezi ise İtalya’da doğan “Yavaş (Sakin) Şehir” hareketinin ülkemizdeki ilk temsilcisi olan Seferihisar. Doğru yer, doğru zaman ve doğru insanın, doğru bir amaç için bir araya gelmesinden doğan Sat-su-ma’nın sloganı #yavasgiyin. Özge, sloganın çıkışını şöyle özetliyor: “Moda ve sürdürülebilirlik kavramları birbiriyle çelişiyor. Bu nedenle sürdürülebilir moda yerine; giyinme eylemini basitleştirme olgusundan yola çıkarak #yavasgiyin demeyi seçtim.”

#yavasgiyin ana başlığının altındaki prensiplerse atölyenin duvarından misafirlerine göz kırpıyor: KENDİN YAP, GERİ DÖNÜŞTÜR, YENİDEN KULLAN ve ONAR. Son zamanlarda bunlara bir yenisi daha eklenmiş durumda: BAĞIŞLA. Aslında tüm bunlar bize giyinmenin tek yolunun çılgınca tüketmek olmadığını, başka seçeneklerimiz de olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Neden Almalı?

Sat-su-ma bizlere bitkisel olarak boyanmış ve elle dikilmiş bluz, ceket, yelek, fular ve bez çantalar sunuyor. Ayrıca; doğayla yaşayan ve her gün gelişen bir marka olarak gün geçtikçe ürünlerine yenileri de ekleniyor. Aldığınız ürünün etiketi, hammadde ve hangi bitki ile boyandığı bilgisi de içeriyor. Ürünlerin her detayı, üstlerinde ne kadar düşünülüp, emek sarf edildiğini açıkça gösteriyor. Ayrıca bitkisel boyama, işlemin doğasından ötürü her bir ürünü “tek” ve size özel kılıyor.

Damlacık No:9’da, ürünleri incelerken ilk görüşte beni kalbimden vuran Nar ile boyanmış ve alt bölümünde balmumu kullanılarak form kazandırılmış çantamı yanda görebilirsiniz. Uysun uymasın, yaz boyunca üzerime yapışacak sanırım 🙂 Dikkat: Çantanızı minik patilerden uzak tutun, balmumunun tadını bir hayli seviyorlar 🙂

Sat-su-ma ürünlerine internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Atölye çalışmaları içinse facebook hesabından takipte kalın.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.